|
FİNLANDİYA'YA İLİŞKİN GENEL ÜLKE BİLGİLERİ
Finlandiya’ya ilk yerleşim Buzul Çağı sonrası başlamıştır.
Araştırmalar, ilk yerleşimlerin tahminen M.Ö. 8300-5100 yılları
arasında gerçekleştiğini göstermektedir. Dil bakımından ise,
Fince Türkçe’nin de yer aldığı Ural-Altay Dil Grubundadır.
Estonca ve Macarca ile Ural alt grubunda sınıflandırılmaktadır.
Finlandiya 1155 tarihinde İsveç Krallığı'na dahil edilmiştir.
İsveç hakimiyeti altında olduğu 1809 tarihine kadar
süren
dönemde yargı, kamu idaresi, siyasi sistem ve sosyal hizmetlerin
temelleri atılmıştır. Laik kuruluşların yanı sıra, Katolik
Kilisesi ve 16. yüzyıldaki Reformların ardından Evanjelik
Lüteryen Kilisesi güçlü kuruluşlar arasındaki yerlerini
almıştır.
Finlandiya, İsveç Krallığı'na bağlı kaldığı sürece, İsveç ile
Rusya arasında bir etki ve mücadele alanı teşkil etmiştir. 1809
tarihinde Finlandiya Rus Çarı'na bağlı Özerk Çar Dukalığı
olmuştur.
Finlandiya, Rusya hakimiyetinde olduğu
dönemde genel olarak, geniş bir özerklik kazanmış ve ulusal
kimliğin gelişmesi yönünde önemli adımlar atılmıştır. 1865
tarihinde Finlandiya kendi para birimi olan
Markka’yı
çıkarmıştır. 1863’te Fince idari işlerde yerini almış ve 1892
tarihinde eşit resmi dil olmuştur. Rusya’nın 1905 yılında
Japonya’ya yenilmesinin ardından, 1906’da tek meclisli
parlamento kurulmuştur. Böylece bağımsız Finlandiya yolunda
önemli bir adım daha atılmıştır. Finlandiya, ayrıca 1906 yılında
kadınlara oy hakkı veren ilk ülke olmuştur.
Rusya devrimi ile Finlandiya, bağımsızlığını ilan etmek için 6
Aralık 1917 tarihinde büyük bir fırsat elde etmiştir. Sovyet
Hükümeti 31 Aralık’ta Fin bağımsızlığını tanımıştır. Ocak
1918’de, yönetimi ele geçirmek ve ardından Sovyetler’e katılmak
isteyen Sosyalistler ile milliyetçiler arasında bir iç savaşa
neden olan çatışmalar başlamıştır. İç savaştan sonra, 1918’de
Parlamento monarşik bir anayasayı kabul etmiş ve Hessen
(Almanya) Prensi Friedrich Karl tahta çıkmıştır. Almanya’nın I.
Dünya Savaşı’ndaki mağlubiyeti ile Krallık sona erdirilmiş ve
1919’da gerçekleştirilen seçimleri Cumhuriyetçi partilerin
kazanmasıyla, yeni Cumhuriyetçi Anayasa Temmuz 1919’da kabul
edilmiştir.
Finlandiya iki savaş arası dönemde, ilk defa bağımsız bir ülke
olarak barış ve huzur içinde yaşamıştır. Bu dönemde ülke
kurumları pekişmiş, ekonomik ve sosyal alanlarda ilerlemeler
kaydedilmiştir.
Ancak, bu barış dönemi çok uzun sürmemiş ve Finlandiya 30 Kasım
1939 tarihinde, toprak talebini reddetmesinin üzerine, Sovyetler
Birliği'nin saldırısına uğramıştır.
Sovyet
saldırısına tek başına üç aydan fazla direnen Finlandiya, daha
sonra barış istemek zorunda kalmış ve 13 Mart 1940 tarihinde
yapılan barış anlaşması ile doğudaki topraklarının bir kısmını (Karelya'yı)
Sovyetler Birliği'ne terk etmek zorunda kalmıştır. Finlandiya,
Karelya'yı geri almak için 1941 yılı Haziran ayında Almanya'nın
yanında Sovyetler Birliği'ne karşı tekrar savaşa girmiş, ancak
bu savaştan da yenik ayrılmıştır. 1944 Eylül ayında yapılan
ateşkes ile Finlandiya, Karelya'nın yanısıra, ülkenin
kuzeydoğusundaki bir kısım topraklarını da Sovyetler Birliği'ne
kaybetmiştir. Bu durum, 1947 Paris Andlaşması ile teyid edilmiş,
1948 yılında ise Finlandiya ile Sovyetler Birliği arasında
Dostluk, İşbirliği ve Karşılıklı Yardımlaşma Antlaşması
imzalanmıştır.
Sovyetler Birliği ile imzalanan söz konusu Antlaşma, Soğuk Savaş
döneminde Finlandiya dış politikasının temelini oluşturmuştur.
Bu dönemde Sovyetlerin tepkisinden çekinen Finlandiya, Doğu ve
Batı bloklarına katılmayarak bağlantısızlık politikası izlemiş
ve Batı ile ilişkilerini sınırlı tutmuştur. Bununla birlikte,
Finlandiya bu dönemde Birleşmiş Milletler ve Avrupa Güvenlik ve
İşbirliği Konferansı gibi platformlarda aktif rol almaya
çalışmış, ayrıca Nordik Konseyi çerçevesinde diğer Nordik
ülkelerle ilişkilerini geliştirmiştir.
Soğuk Savaşın son dönemlerinden başlayarak, Batı dünyası ile
ilişkileri geliştirmeye hız veren Finlandiya bu çerçevede,
1986'da EFTA'ya ve 1989'da Avrupa Konseyi'ne üye olmuştur. Soğuk
Savaşın ardından 1995 yılında AB’ye katılan Finlandiya, askeri
tarafsızlık politikasını devam ettirmekle birlikte, Birliğin
Güvenlik ve Savunma Politikasının dışında kalmamaya çalışarak,
NATO ile de Barış için Ortaklık Programı çerçevesinde
işbirliğini geliştirmeye gayret etmektedir.
1947 Paris Antlaşması çerçevesinde Sovyetler Birliği'ne yüklü
oranda savaş tazminatı ödemek durumda kalması, Fin sanayisinin
gelişiminde tetikleyici bir rol oynamıştır. Finlandiya,
teknolojiye ve eğitime yaptığı yatırım ile, bugün dünyanın en
gelişmiş ülkeleri arasında yerini almıştır.
Finlandiya’nın devlet yapısı parlamenter cumhuriyettir.
Cumhurbaşkanı iki turlu seçimlerle altı yıllık bir süre için
seçilmektedir. Cumhurbaşkanının siyasi yetkileri zaman içinde ve
son olarak 2000 yılında kabul edilen yeni Anayasa ile
azaltılmıştır. 2000 yılında gerçekleştirilen seçimlerde, Sosyal
Demokrat Parti adayı olarak, Finlandiya'nın 11. ve ilk bayan
Cumhurbaşkanı seçilen Tarja Halonen, 29 Ocak 2006 tarihinde
ikinci altı yıllık dönem için yeniden bu göreve seçilmiştir.
Hükümet (Devlet Konseyi), Başbakan dahil 20 Bakandan oluşmakta
olup, siyasi olarak Parlamentoya karşı sorumludur.
Finlandiya’nın 1960’ların sonundan itibaren büyük çaplı
koalisyonlarla
yönetildiği
dikkat çekmektedir. 18 Mart 2007 tarihinde gerçekleştirilen
genel seçimler sonrasında iktidarda, halihazırda Merkez Parti (MP)
Başkanı Matti Vanhanen başkanlığında Merkez Parti, Muhafazakar
Ulusal Koalisyon Partisi, Yeşiller Ligi ve İsveç Halkının
Partisi’nden oluşan bir koalisyon hükümeti bulunmaktadır.
Parlamento dört yıl süreyle görev yapan 200
milletvekilinden meydana gelmektedir. Finlandiya Meclis Başkanı
birer yasama yılı için seçilmekte ve her Şubat ayında yeni yıl
oturumunun açılışı öncesinde seçime gidilmektedir. Bu görevi,
Mart 2007 sonrasında Ulusal Koalisyon Partisi Milletvekili Sauli
Niinistö yürütmektedir.
Finlandiya, idari olarak 6 eyalet, 20 bölge ve 416 belediyeden
oluşmaktadır. Eyalet yönetiminin başında Cumhurbaşkanınca
atanan Valiler yer almaktadır.
Ülke nüfusunun sadece yüzde 5.6’sının ana dili İsveççe olmakla
birlikte, Fince’nin yanında İsveççe’de eşit statüde resmi dil
olarak kabul edilmiştir.
6
eyaletten birisi olan, Finlandiya ile İsveç arasında yer alan ve
halkı (26.000) İsveç asıllılardan oluşan Aland Adaları, 1920
yılından buyana özerk konumdadır. Aland özerk bölgesinde İsveççe
tek resmi dildir. Öte yandan, Finlandiya'da yaşayan 7.000
civarındaki "Sami "indigenous" halk kabul edilmektedir.
Çoğunluğu (4.000 kadarı) Finlandiya'nın kuzey sınırlarına yakın
bölgelerde yaşayan Samiler 1973 yılından buyana 20 üyeden oluşan
bir Parlamentoya ve bazı kültürel haklara sahiptirler.
FİNLANDİYA'NIN BAŞKENTİ: HELSİNKİ
1550 senesinde İsveç Kralı Kusta Vaasa
tarafından Vantaa nehri ağzına kurulan Helsinki, Tallin ile beraber
Baltık Denizi’nde bir ticaret üssü haline gelmiştir. 1600’lü
yılların ortasında ise, günümüz Helsinki sehri inşa edilmeye
başlamıştır.
1748’de İsveç Krallığı, gittikçe artan Rus
saldırılarına karşı, Helsinki’yi daha iyi koruyabilmek amacıyla bir
ada üzerine yapılmış deniz kalesi özelliğini taşıyan Suomenlinna’yı
inşaa etmiştir. 1809 yılında Ruslar Finlandiya’yı ele geçirerek,
1812’de Helsinki’yi Çar Dükalığı’nın başkenti ilan etmişlerdir.
Finlandiya’nın 1917 senesinde
bağımsızlığını ilan etmesinden sonra Helsinki başkent olarak önemini
arttırmış, geleneksel ve aynı zamanda işlevsel bir çizgi ile
yeniden imar edilmeye başlanmıştır.
1952 senesinde savaşın etkisinden
kurtulmuş olan Helsinki, büyük bir başarı göstererek Yaz
Olimpiyatları’na evsahipliği yapmıştır.
Hızlı
gelişimini sürdüren Helsinki, zamanla bölgesinde önemli bir
metropole dönüşmüş ve 1975 senesindeki Avrupa Güvenlik ve İşbirliği
Toplantısı gibi büyük toplantı ve zirvelere ev sahipliği yapmıştır.
560.000 civarında nüfusa sahip
Helsinki, Avrupa’nın en yeşil başkentlerindendir.
Helsinki’nin çok eski tarihi bir
geçmişi olmasa da, 18. yüzyılda inşa edilmiş binalar bile
sıkı bir şekilde korunup muhafaza edilerek günümüze kadar
gelebilmiştir. Şehir neo-klasik ve günümüzün modern mimarisi ile
harmanlanmış yapıları ile dikkat çekmektedir. 1822-1852 yılları
arasında ünlü mimar Carl Ludvig
Engel tarafından tasarlanan ve inşa
edilen Helsinki’nin sembollerinden birisi olan şehir merkezindeki
Tuomio Kilisesi görülmeye değer bir yapıdır. Yine 1700’lerde
yapılan, 1800’li yılların ortalarına doğru Engel tarafından
otel olarak yeniden tasarlanan ve 1930 senesinde Belediye Binası (Kaupungintalo)
olarak tanzim edilen bina Senato meydanında Tuomio Kilisesi’nin
karşısındadır. Senato Meydanı’nda ayrıca, 1757 senesinde inşa edilen
ve şehrin en eski taş binası olan Soderholm de bulunmaktadır.
Helsinki’nin merkezindeki Katajanokka
semtinde bulunan,1868 tarihinde Bizans-Rus mimarisinde yapılmış ve
Batı Avrupa’nın en büyük Ortodoks kilisesi olan Uspenski Kilisesi
görülmeye değerdir.
Helsinki, genellikle yaz aylarında çok
sayıda günübirlik ve kısa süreli ziyaretçiyi ağırlar. Yazın, halkın
yanı
sıra, turistlerin de ilgi gösterdiği Kauppatori’de (Pazar
Meydanı), günlük taze sebze, meyve, balık gibi gıda ürünlerinin yanı
sıra, Finlandiya'da üretilen el işlerini de bulmak mümkündür.
Meydana yaklaşık yüz metre uzaklıkta
bulunan Esplanade Parkı, soluklanmak ve
yaz aylarında düzenlenen halka açık konserler için tavsiye
edilebilecek yerler arasındadır. Helsinki’nin savunması için 18.
yüzyılda yapılan ve 1991’de UNESCO tarafından kültürel miras olarak
tanımlanan Suomenlinna adasındaki kale ve surlar da görülmeye
değerdir. Adaya tekne ile yaklaşık 15 dakikada ulaşmak mümkündür.
Ayrıca, Korkeasaari adası üzerine
kurulan ve doğa yürüyüşü için tercih edilen hayvanat bahçesi
turistlerin ilgisini çekmektedir.
Her mevsimde ayrı bir güzelliğin
bulunduğu, “açık hava müzesi” olarak adlandırabileceğimiz ve koruma
altında bulunan Seurasaari adasında, Fin halkının geçmişteki yaşamı
örnek yapı ve maketlerle sergilenmektedir.
Helsinki’de Finlandiya Ulusal Müzesi (Suomen
Kansallismuseo), Kültürler Müzesi (Kultturien Museo), Savaş Müzesi
(Sota Museo) gibi tarih ve Ateneum Sanat Müzesi, Modern Sanat Müzesi
(Kiasma), Helsinki Sanat Müzesi (Helsingin Taide Halli) gibi kültür
ve sanat ağırlıklı müzeler bulunmaktadır.
Özellikle kısa yaz döneminde düzenlenen
festival, konser ve benzeri etkinlikler Helsinki’nin kültürel
hayatına renk katmaktadır. Bu çerçevede 1951 yılından buyanda
gerçekleştirilmekte olan Helsinki
Festivali Ağustos ayında düzenlenmektedir.
Helsinki şehrinde, Ren
geyiği, Baltık Denizi’ne özgü balık çeşitleri, mantar ve doğal çalı
meyvelerinin ağırlıkta olduğu Fin mutfağı örneklerinin sunulduğu
restoranların yanı sıra, Türk, İtalyan, Fransız, Hint, Çin, Tayland
gibi dünyanın değişik damak tatlarını bulabileceğiniz çok sayıda
lokanta, “bistro” ve “cafe” de bulunmaktadır. |